Herkes Girişimci Olmak Zorunda mı?

Sizin de karşınıza sürekli "Girişimci olmak çok önemli, işçi olarak kalmamalısın" baskısı çıkıyor mu? Tüm kişisel gelişimciler, girişim ve start-up habitatları, motivasyon konuşmacıları üzerinize üzerinize mi geliyor? Bu yazımın gündemi, freelancer olma hayaliyle yola çıkıp, yolda bir yerlerde "girişimci" olmaya özenip sonra başladığım yere nasıl döndüğümle ilgili. Belki benimle benzer durumda olanlara ilham olur, cesaret verir...



Konuya biraz spiritüel bir dalış yapacağım, kutsal geometri ve sayılarla aranız nasıl bilmiyorum ama ben ciddi ciddi her şeyin belirli bir matematik formülü üzerine örüntülü şekilde yaşandığına inanmaya başladım. Siz, istatistiklerde bir rakamdan ibaretsiniz ve doğa ana sizi nereye konumlandırmaya uygun görüyorsa, oradaki rolünüze yönlendirilip işinizi yapıp çıkıyorsunuz.



3 Yıllık Döngüler

Mesela, hayatımın ana ilgi odağının hep 3 yıllık döngüler halinde yaşandığını, 3 yılda bir gündemimin değiştiğini fark ettim. Mezuniyet sonrası alakasız işlerde debelenme sürecim 3 yıl sürmüş. Ajans deneyimim tam 3 yıl. Kurumsal şirkette 3 yıl çalıştıktan sonra hamile kalmışım ve ayrılmışım (toplam 4 yıl oldu ama doğum iznini saymamalıyım). Ardından bebeğimle evden çalışmanın formülünü ararken freelancer hayata başlamışım, gel gelelim girişimci olmak, kendi start-up'ımı kurmak veya "bir ajansım olsun" düşüncesine kendimi kaptırarak o 3 yılı bu hayallerin peşinde geçirmişim.


2020'nin başında patlak veren pandemi ile birlikte tekrar çocukla eve kapanırken zaten girişimimi sonlandırmıştım; ama esas meseleyi sonra, uzaktan bakınca fark ettim: Yaz ayları itibariyle, yine tam 3 yılı devirmiştim! Oxt sayfasını tam olarak kapatmam ve "tamam artık, yeniden bireysel hizmetler vereceğim" kafasına girmem Eylül ayını buldu. Ama örüntü, yine aynı örüntüydü: 3 yıllık döngü tamamlanmıştı...


Jetonum düştükten sonra dedim ki, her yaşadığımız döngü bize bir şeyler öğretiyor aslında ve bizi bir sonraki aşamaya hazırlıyor. Mesela, girişimci olma heyecanına kapılmasaydım ve o yolu denemeseydim, kendimle ilgili en önemli gerçekleri keşfedemeyecektim ve hep içimde bir "acaba..." ile dolaşacaktım.



Tam Bağımsız Olmak mı, Girişimci Olmak mı?

Bugün biliyorum: En mutlu olduğum, en verimli sonuçlar çıkarabildiğim çalışma biçimi tam bağımsızlık. Neden freelancer olma yolunu seçtiğimi tekrar hatırladım. Bütün koşulları, sebepleri, hedefleri ve amaçları tekrar masaya yatırdım. İnsanları yönetmeyi sevmediğimi ve başı sonu, çerçevesi belli işlerin içerisinde dilediğim kadar yaratıcı olabileceğim, kısa süreli projeleri seçtiğimi gördüm. Patron değil, satışçı değil, sosyal kelebek değilim; tam bir Enneagram Tip 4'üm ve bağımsız ruhlu bir sanatçı, zanaatçı olarak halimden son derece memnunum.


Kendini bilmek bu hayatta varılabilecek en güzel yer. O kadar huzurlu ki... Taşıyabileceğinizden fazlasını omuzlarınıza yüklemeyi bırakıyorsunuz. Başkalarına bir şeyler ispatlama ihtiyacınız kalmıyor. Kim ne derse desin, sizin içiniz rahatsa, yaptığınız işten tatmin duyabiliyorsanız orada tüm dış sesler anlamını yitiriyor. Hep istediğim Wu Wei'yi yakalama meselesinin bu kadar basit, bu kadar burnumun ucunda olduğunu bilememişim.


Bu da belki yeni bir 3 yıllık döngüdür ve 2024 yılının ilk aylarında bambaşka bir yazı kaleme alıyor olurum, kim bilir? Ama şimdilik, tam zamanlı bir freelancer olarak karşınızdayım. Yıllarca eksik bıraktığım mesleki bilgi ve becerilerimi kaldığım yerden geliştirmeye, kaş göz yara yara da olsa yeni şeyler öğrenmeye devam edeceğim.



Uzun Lafın Kısası: Herkes Girişimci Olmak Zorunda Değildir.

Girişimci, patron, adı ne derseniz deyin bu şey her ne ise, işini ustalıkla yapan bir zanaatkardan daha üstün, daha ayrıcalıklı, havalı veya zeki değildir. İkisi başka şeyler; elmayla armutu karşılaştırmayı bırakın ve sizi gerçekten ne memnun ediyorsa onu yapın. (İlla "cool" bir freelancer görüp ilham almanız gerekiyorsa Seth Godin'e bakın. O da kendisini freelancer olarak tanımlayan ünlü bir isim.)


Buradan freelancer olmayı düşünen veya o yola girmeyi başarmış, yine de "Doğru yolda mıyım ki" diyen tüm dostlara selam olsun! :) Yaşayarak keşfedeceğiz, kendimizi bulacağız işte. Hayat böyle bir şey...

50 views0 comments

Copyright Nil Yalçınkaya 

ANKARA / TURKEY