Marka Öyküsü Nedir ve Nasıl Yazılmalıdır?

Marka Öyküsü Nedir? diye sorulduğunda ilk akla gelen cevap sanırım web sitelerinin o hiç okunmayan sıkıcı “kurumsal bilgiler” sayfasındaki tarihçedir. Ama durun, hayır! Marka Öyküsü bu değildir…

Öykü yazmanın doğasını yin-yang gibi düşünebilirsiniz. Karanlık olmadan ışığı, ışık olmadan karanlığı tanımlayamayız. Muhalefet olmadan, iktidar olmaz. Marka öykünüzün anahtarı işte burada yatar: Her sevilen süper kahramanın bir düşmanı olmalı!

Aynı şekilde, sizin varlığınızı anlamlı kılacak bir kaşıt güce ihtiyacınız var.

Bir düşünün; bir grup insanın size inanmasını, sizi sevmesini ve takip etmesini istiyorsunuz. Bu insanlar size karşı neden durduk yere olumlu hisler beslemeye başlasın ve ardından sizin sadık kitleniz haline gelsin ki?

Cevabı basit: Bir öykünüz olmalı. Bunu klasik bir peri masalı gibi gözünüzde canlandırmanızı istiyorum şimdi.

  1. Maceranızın kahramanı siz ve markanızdır.

  2. Karşınızda da bir düşman olmalı; sizin değerlerinizle örtüşmeyen biri, bir şey, bir felsefe… Örneğin Nike markası için bu düşman, spor yapmamak için ürettiğimiz “bahaneler”dir.

  3. Her öyküde olduğu gibi size yardım eden bir dost, yardımcı, bir peri anne eklemelisiniz. Batman’in yanındaki Alfred ve kullandığı teknolojik ekipmanlar gibi.

  4. Son olarak, sizinle aynı yolda yürürse bu öykünün sonunda kazanan kişileri tanımlayan bir mutlu son vaat etmelisiniz.

Bu vaat, marka vaadiniz olacaktır. Bir sonraki derste, marka vaadinize karar vereceğiz.

Ama şimdi hazır konu sıcakken, siz de kendi markanız için az önce verdiğim liste üzerinden öykü karakterlerinizi bir kenara yazıverin.

Protagonist (kahraman): Markanız

Antagonist (düşmanınız): ?

Kahramanın esas amacı: ?

Yardımcınız: ?

Kazanan: ?

Markanızın yapı taşlarını oluşturduktan sonra görsel iletişim tasarımı aşamasına geçmek için sizi Türkiye’nin ilk freelance reklam ajansına alalım: Oksitosin.
0 görüntüleme

Copyright Nil Yalçınkaya